Mükemmel Değil, Gerçek Anneyiz
Sosyal medyayı açıyoruz; tertemiz, bembeyaz evlerde çocuklarıyla her an sakin tonlarda konuşan, asla yorulmayan, sabah sporunu yapmış, çocuğuna organik püreler hazırlarken bir yandan da kariyer basamaklarını tırmanan “kusursuz” anneler görüyoruz. Sonra dönüp kendi hayatımıza bakıyoruz: Tezgahta biriken bulaşıklar, salondaki oyuncak dağları, çocuğun ağlama krizleri karşısında derin nefesler almaya çalışan ve günün sonunda yatağa “Bugün iyi bir anne olabildim mi?” suçluluğuyla giren bizler…
Eğer siz de bu döngünün içindeyseniz, kendinize büyük bir haksızlık ediyorsunuz demektir. Mükemmel anne diye bir şey yoktur, gerçek ve harika anneler vardır! Gelin, sırtınızdaki o ağır kusursuzluk yükünü birlikte indirelim ve psikolojide “Yeterince İyi Anne” olarak geçen o rahatlatıcı kavramla tanışalım.
Süper Kahraman Değilsiniz, İnsansınız!
Anneliğin yazılmamış kurallarından biri, her şeye aynı anda yetişmek zorunda olduğunuzu hissettirmesidir. Ancak biyolojik ve psikolojik olarak bir insanın hem kusursuz bir ev düzeni kurması, hem her an sabırlı kalması hem de kendi öz bakımını eksiksiz yapması imkansızdır.
Gerçek Annelik: Bazen yorulmak, bazen ağlamak ve bazen de “Bugün çok bittim, biraz yalnız kalmaya ihtiyacım var” diyebilmektir. Çocuğunuzun mükemmel bir robota değil, duyguları olan gerçek bir insana ihtiyacı var.
Psikolojinin Altın Kuralı: “Yeterince İyi Ebeveyn” Olmak
Ünlü çocuk psikanalisti Donald Winnicott, çocukların sağlıklı gelişimi için annenin “mükemmel” olmaması gerektiğini söyler. Winnicott’a göre çocuk, annesinin ufak tefek hatalarıyla, gecikmeleriyle ya da eksikleriyle karşılaştıkça dış dünyadaki hayal kırıklıklarıyla baş etmeyi öğrenir.
Yani çocuğunuz ağladığında her saniye jet hızıyla yanında bitemiyorsanız, bu durum onu travmatize etmez; tam aksine ona “bekleme ve sabretme” becerisini kazandırır. Mükemmel anne çocuğunu dünyaya karşı korumasız bırakırken, yeterince iyi anne onu hayata hazırlar.
Anneler İçin “Mikro-Mola” Devrimi
“Kendime zaman ayıramıyorum” cümlesi bir anne klasiğidir. Saatlerce süren spa seanslarına ya da gün boyu süren yalnız tatillere ihtiyacınız yok (olsa ne güzel olurdu ama!). Gün içinde zihninizi resetleyecek 5 dakikalık mikro-molalar yaratın.
Nasıl Yapılır? Çocuk uyuduğunda ya da çizgi film izlerken elinizdeki işi bırakın. O 5 dakikada odayı toparlamak yerine, sadece sevdiğiniz bir kahveyi ya da sakinleştirici bir bitki çayını (bitki çayınızın demlenmesini beklerken bile sadece nefesinize odaklanabilirsiniz) sıcakken içmenin keyfini çıkarın. Bu bencilce değil; çocuğunuza daha sabırlı bir anne sunabilmek için bir ihtiyaçtır.
Suçluluk Duygusunu Hayatınızdan Emekli Edin
Çocuğuma bugün hazır gıda verdim, suçluyum.
Çok bunaldım ve ona sesimi yükselttim, suçluyum.
Tablette biraz fazla vakit geçirmesine göz yumdum, suçluyum.
Bu cümleler tanıdık geldi mi? Suçluluk duygusu, annelik enerjisini sömüren en büyük gizli düşmandır. Hata yaptığınızda kendinizi hırpalamak yerine; “Evet, şu an çok yorgunum ve sakin kalamadım. Ama ben robot değilim, kendimi affediyorum” demeyi deneyin. Unutmayın, suçluluk hisseden bir anne, çocuğunu çok önemseyen harika bir annedir.
Gerçek Annelerin Kulübüne Hoş Geldiniz!Unutmayın sevgili anneler; çocuğunuz büyüdüğünde sizin pürüzsüz cildinizi, evin tozsuz sehpalarını ya da her gün yaptığınız organik yemekleri hatırlamayacak.
Onun hafızasında kalacak tek şey; ona sarıldığınızda hissettiği o güvenli sıcaklık, birlikte attığınız içten bir kahkaha ve sevildiğini bildiği o anlar olacak.Kendinize yüklenmeyi bırakın. Siz her halinizle, o küçük kalbin dünyadaki en mükemmel annesisiniz!🤍
